aradadüşünür: " j'accuse… "

Labor Omnia Vincit

Posts Tagged ‘Burjuvazi

küçük burjuva – petit bourgeois

leave a comment »

Marksistler için teorik olarak kanıtlanmış ve Avrupa’nın bütün devrimlerinin ve bütün devrimci hareketlerinin deneyimiyle tam olarak doğrulanmış bir gerçek varsa, o da kapitalist düzende, sürekli bir sömürü ve baskıya ve çok kez hayat koşullarının hızla kötüleşmesine ve yıkıma uğrayan bir toplumsal tip olarak küçük mülkiyet sahibinin, küçük üreticinin, aşırı bir devrimciliğe kolayca geçtiği, ama bu sınıfın tutarlı, örgütlü, disiplinli ve sağlam bir tutumu benimseyemediğidir.[1]

Küçük burjuva kaypaktır ve kaypak olduğu gerçeği de sınıf mücadelesi içerisindeki tutumundan ileri gelir. Kendini küçük burjuva olarak sınıflandıranlar haricinde, küçük burjuvaziye ait olmamasına rağmen küçük burjuva zihniyetini sahiplenen herkes kaypaktır.

Küçük burjuva kaypaktır. Çünkü küçük burjuva, bulunduğu sınıfı kaybetmemek-yani proletaryaya geçişi istememesi dolayısıyla- uğruna ve proleterlerin kendilerine vaad ettiği geleceği bir anda vermediği ve veremeyeceği için hiçbir zaman devrim için kılını kıpırdatmamıştır. Sadece gözünde büyütmüş olduğu, fakat büyük burjuvazinin yanında bir hiç olan küçük burjuvazi, kendisinin aslında bir değerinin olmadığının, sadece günü kurtarma derdinde olduğunun, günü kurtardığını sanıp sadece zorlukları ve sıkıntıları ötelediğinin farkına vardığı anda proleterlerin safında yer almıştır ve alacaktır.

Ancak; bu küçük burjuvazinin kaypak olmasına sebep olan durumdur bizzati. Proletaryanın devrim aşamasında, onun da kendi geleceğinin daha güçlü olabilmesi için proleterlerin safında yer alması gerektiğini söylemesi karşısında küçük burjuvazi, proletaryaya karşı gelme gibi bir düşünce içerisine girer. Çünkü her zaman için proletaryayı zayıf, güçsüz, aciz, zavallı görmüştür. Ayrıca; küçük burjuvazi, olmak istemediği, küçülttüğü, aşağıladığı proletaryanın karşısında, her zaman için yücelttiği, özendiği, onun gibi yaşamak istediği, kısacası olmak istediği büyük burjuvazinin hayalini kurar. Ama sahip olduğu sınıf onun hiçbir zaman büyük burjuvaziye ait olamayacağı gerçeğini ortaya koyar, bunun karşısında bir bakmışsın bizim küçük burjuvalar, proleterlerin yanında devrim ateşiyle saf tutmuştur. Fakat ortada bulunan her şeyin, her an rahatlıkla yön ve taraf değiştireceği gerçeği bilinerek, küçük burjuvazinin dr bir anda döneceğini, bilinçli bir proleter bilir. Küçük burjuvaların kaypaklığı da buradan gelir.

Bu demek oluyor ki; dün proletarya saflarında yer aldığı görülen küçük burjuvazi, proleterlerin en ufak bir güç kaybetmesi veya devrim yolunda tökezlemesi sonrası hemen bir telaşa kapılıp sınıfı -proletaryayı- terkeder. Ama bu terk ediş küçük burjuvazi açısından hiç de anormal bir durum değildir. Nedeni; devrimin, evrim sürecinin olmaması gerektiğine inanır. her şeyin hemen ve hiç durmadan, bir anda ve çaba sarfetmeden olması gerektiğine inanır. Bu sebepten ötürü, kesintisiz devrimin içerisinde yer alması, bu sınıf için imkansızdır. Çünkü yarın hangi tarafta yer alacağını, kendisi de net olarak kestiremez. Bugün, hangi tarafta yer alması onun çıkarınaysa, küçük burjuvazi o taraftaki yerini hemen ve hiç şekil değiştirmeden sadece bir bukalemun gibi renk değiştirerek alır.

Küçük burjuvanın en büyük özelliğinin kaypaklık olmasının yanı sıra bir başka özelliği de, her zaman çok derin bilgiler sahibi, analiz uzmanı, her şeyi ben bilirim edasıyla yayınlar yapmasıdır. Tıpkı bugün televizyonlarda, gazetelerde yazan burjuva ‘aydınları’nın yanında yer alan, diğer ‘aydınlar’ gibi. Ve işte bu diğer olarak nitelendirilen ‘aydınlar’ küçük burjuvadan başkası değildir. Gün gelir ordunun saflarında yer alır, çünkü ‘terör’ saldırıları artmıştır, anarşi ülkede kol gezmektedir; gün gelir şeriat geliyor diye herkesten daha çok milliyetçi, vatansever, devrimci olur; gün gelir ortam biraz durulduğunda herkese yaranabilmek için dindarların da haklarının olduğunu söyler; gün gelir kendilerine göre proletaryanın gücünün zayıfladığı anlarda işçinin-köylünün sesi olduğunu onların geleceğinin daha güzele ulaşması için çabaladıklarını ve kendilerinin de söyledikleri yolu izlemesi gerektiğini söyler. Kısacası ağzı bilinçsiz bir proletarya karşısında iyi laf yapar. Oportünizmin ve revizyonizmin temelini sağlamlaştıran ona önayak hazırlayan devrimci mücadelenin pasifize edilmesini sağlayan küçük burjuvadır. Proleterlerin kavgasının burjuvaziyle olması kadar net ve doğal bir şey yoktur, Ama yarın ne olacağı belli olmayan küçük burjuvayla proleterlerin arası her zaman için sürüncemededir ve küçük burjuvaziye çok dikkat edilmesi gerekir, çünkü tehlikelidir küçük burjuva.

Saf değiştirme, proleterlerde ve burjuvada olmaz. Bilinçli bir proleter her zaman için sınıfına sahip çıkar, tıpkı burjuva gibi. Ama küçük burjuva, kaypaklığın doğru olduğuna ve kendisi için en mantıklısının bu olduğuna kendisini inandırır.

Ayrıca medyadaki üstünlüğünü kullanan küçük burjuva, proleterlerin içerisindeki devrim ateşini yok etmek, pasifize etmek için farklı yollara başvurur. Bunlardan en önemlileri, evini geçindirmek için sabah akşam çalışan, temel ihtiyaçlarını zar zor sağlayabilen proleterlere, medya gücünü kullanarak reklamları dayatır ve çocukların duygularını sömürerek, küçük burjuva hayatının ‘güzelliklerini’ anlatır. Buna ek olarak tüm insanların müzikle, sanatla uğraşması gerektiğini, müziğin ve sanatın insanlığı kurtaracağını ve geliştireceğini söyler. Bu beyhude çaba, gereksiz aptalca zırvalamalardan başka bir şey değildir. Buradaki kasıt; müziğin ve sanatın boş uğraş olması değil, sadece bunların birer araç olarak kullanılmasının, proleterlerin sisteme kanalize olması gerektiğinin dayatılmasının küçük burjuvanın kendi emelleri doğrultusunda olduğunu ve bunun farkedilmesi gerektiği içindir.

Kapitalizm, proletaryanın temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı, karşılayabilmesi için varını yoğunu ortaya koyması gerektiği bir sistem olup, proletarya kurtuluşa ulaşamadan, müzikle sanatla uğraşmasının ve bunun sınıfa dayatılmasının burjuvanın istediği ve kaypak küçük burjuvanın enjekte ettiği pasifize etme işleminden başka bir şey değildir.

Kaypak küçük burjuva, umutlarının kırıldığı günlerde proletaryanın yanında yer alır, diğer zamanlarda burjuvanın sözcülüğünü yaparken işini de adabına uydurmasının inceliklerini bilir. Anında bir barışsever, anında bir insansever, anında bir hayvansever, anında bir sanatsever, kısacası iyi olan her şeyin seviciliğine soyunur. Fakat tek bir şeye anında cephe alır; proletaryanın silahlı mücadelesine. onlara anında terörist damgası vurur, ideolojinin içeriğini boşaltmak için oportünizmin tüm inceliklerini kullanır, hedef şaşırtmaya çalışır, reformizmin, revizyonizmin doğruluğunu, günümüzde silahlı mücadelenin olmaması gerektiğini bas bas bağırır. Ama bilinçli ve bu savaşın doğruluğunu bilen proletarya her zaman için küçük burjuvanın kaypak olduğunu aklından çıkarmaz ve yolunu onu bilerek ve doğrultusunu da bu bilgi ışığında çizer.

Kaypaklık istenildiğinde, hemen görülemez. Zaman içerisinde, kendi çıkarlarının sorgulamasını yaptığı her gün, en ufak bir karamsarlık anında görülür. Ve bu küçük burjuvazide bu durum her zaman için görülmüştür.

Kapitalizmin motoru; burjuvazi, egzozu küçük burjuvazidir.

Proletaryaya en büyük ihaneti, sınıfın içerisinde veya yanında yer aldığını söyleyen iyiliksever, yardımsever, insansever kişiler veya öyle davranmayı gaye edinmiş kişiler yapmaktadır. Proletarya, bujuvazinin düşmanıdır, silahlı veya silahsız ona karşı girdiği bütün savaşlarda haklıdır, bu haklılığı küçümseyen veya karşı olan proletarya düşmanı bir kapitalisttir.  Küçük burjuvazi de kendi çıkarının proletaryanın yanında yer aldığını bilemeyecek cesaretsizlikte olduğu için ve gerçekten de öyle olduğu için tek kelimeyle; kaypaktır.

[1] Sol, Komünizm Bir Çocukluk Hastalığı, V.İ.Lenin s.21-22 *Sol Yayınları*

Reklamlar

Written by aradadusunur

07 Eylül 2010 at 15:55

Siyaset kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,