aradadüşünür: " j'accuse… "

Labor Omnia Vincit

1921 kronstadt ayaklanması

leave a comment »

İlk olarak Kronstadtlı Denizciler’in 1921 ayaklanması öncesindeki durumları nasılmış ona bir bakalım;

1905 Rus Devrimi’nde, Kronstadt Karacıları ve Denizcileri Çar’a karşı ayaklanmışlardır. 1917’de ise Avrora Kruvazörü’nün desteğiyle Kerenskiy Hükümeti’ne karşı yürümüşler ve bu yürüyüş, Ekim Devrimi’nin başarıyla gerçekleştirilmesine önemli derecede katkı sağlamıştır. Mart 1921’de ise Kronstadtlı Denizciler bu kez de Bolşevik Hükümet’e karşı ayaklanmışlardır. Devrimin yeni gerçekleştiği bir ülkede normal karşılanması gereken ekonomik kriz, halkın bir kısmı için yoğun bir şekilde rahatsızlık yaratmıştır ve Bolşevik Komiserler’e karşı duyulan güven, bir kısmı için ciddi şekilde azalmıştır. Ve işte Kronstadtlı Denizciler de Bolşevik Hükümet’e duydukları güvenin kaybolmasıyla birlikte, devrime olan inançlarının da kaybolduğunu fark etmişlerdir -tabii anarşistler bunun pek böyle olmadığı konusunda ısrarcılardır-. Bu güvensizlik ve inançsızlık durumunun ardından, Kronstadtlı Denizciler’in tekrardan örgütlenerek hükümete kendi taleplerini iletmesi durumu gerçekleşmiştir ve bu taleplerin kabul görmemesi durumunda Sovyetler içinde seçime gidileceğini ve bu seçimin de gizli oylamayla yapılacağını beyan etmişlerdir. Bir bakıma bu durum; Kronstadtlı Denizciler’in kendilerine duydukları özgüven sonrası Bolşevik Hükümet’e karşı kendi taleplerini ortaya koyarak restleşme boyutuna taşıdıklarını bize söyler. Bu restin altında yatan neden ise; Ekim Devrimi’nden kastedilenin devrimin bu olmadığı ve yeni bir devrimin olması gerektiğidir, Kronstadtlı Denizciler için.

Denizcilerin ‘kölelikten kurtulma’ adını verdikleri bu talepler; işçilerin iş değiştirebilme özgürlüğü, sol-kanat grubun işçi ve köylülerinin basın ve konuşma özgürlüğü, işçi sendikalarının toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, köylü ve zanaatçının kiralık emek kullanmadan üretim özgürlüğü, köylerden şehirlere yiyecek satmak için gelenlerin mallarına el konulması korkusunun ortadan kaldırılıp alışveriş edebilme özgürlüğü, hükümetin komiserlerinin fabrikalardan geri çekilmesi, işçilere maaşlarının değeri olmayan kağıt para ile değil altın olarak ödenmesi. Bu talepleri pek tabii anti-bolşevik talepler olarak değerlendirmek mümkün değildir.

Bu talepler için oluşturulmak istenen diyalog, ordu ve savaş halk komiseri Lev Troçki ve Petersburg Parti Başkanı Grigori Zinoviyev tarafından reddedilip teslim olmaları istenmiştir, aksi takdirde “keklik gibi avlanacaklar”ı söylenmiştir ve öyle de olmuştur. Bu isyanın bastırılması yönteminin analizini Lenin üzerinden yapan anarşistler kısmen yanıldıklarını göz ardı etmemeleri gerekmektedir. Çünkü yönetim kademesinde her ne kadar belli bir hiyerarşi olsa da tüm kararların sorumlusu, o karar üzerindeki en yetkili kişiye aittir ve uygulanan bu yanlış yöntemin en büyük sorumlusu da Troçki’dir.

Kronstadt Ayaklanması’nın bastırılması Sovyetler açısından ‘karşı devrimci ayaklanma’ olması sebebiyle haklı bulunabilir fakat yukarıda da bahsettiğim gibi ayaklanmanın bastırılma yönteminin yanlışlığı da bir gerçektir.

(bkz: Savaş Komünizmi)

(bkz: NEP)

Reklamlar

Written by aradadusunur

15 Ekim 2010 02:33

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: